COVID BEY

 

COVID-19 İLE EKONOMİ

 

   Başlıktan da anlaşılacağı üzere dünyayı kasıp kavuran, birçok insanın ölmesine sebebiyet veren ve vermeye devam eden COVID-19’un, ekonomi üzerinde yaptığı olumsuzlukları ve insanların hayatındaki olumsuzlukları inceleyeceğiz. Ekonomi üzerindeki etkilerini üç alt başlıkta inceleyeceğiz. Bu başlıklar şu şekilde; Dünya ekonomisi üzerindeki etkileri, Türkiye ekonomisi üzerindeki etkileri, Aile ekonomileri üzerindeki etkileri.

 

  Dünya Ekonomisi Üzerindeki Etkileri

           COVID-19 çıktığı günden bugüne dünya ekonomi üzerinde çok ağır bir tahribata neden olmuştur. Bu tahribatların sonuçlarını çok ağır bir şekilde ödemekteyiz. İlk olarak COVID-19 çıktığı yer olan Çin’in ekonomisine ve ekonomi üzerindeki olumsuzluklara bakalım. Çin dünyada birçok firmanın üretim yaptığı bir ülkedir. Bunun sebepleri arasında birinci nedeni ucuz işçilik gelir. Çin’in nüfusunun fazla olması, çalışacak insan gücünün de fazla olması anlamına gelmektedir. İkinci sebep ham maddenin ucuzluğu ve bunun gibi birçok neden dolayı firmalar Çin’i tercih etmektedir. Çin’de çıkan virüsün ardından şirketler yavaş yavaş üretimlerine ara vermek zorunda kaldılar. Bununla beraber yeni pazarlar aramaya başladılar. Şirketlerin üretime ara vermeleri ve yeni pazarlar aramaya başlamaları Çin’i ekonomik yönden darboğaza sokmuştur. Tabi bu durum sadece Çin ekonomisini etkilememiştir. Çin’den ihracat ve ithalat yapan ülkeleri de etkilemiştir. Bunun nedeni Çin’in 14,1 GSYH’si, 10,099 dolar kişi başına geliri ile 86,6 trilyon dolarlık dünya GSYH büyüklüğü içinde en büyük ikinci ekonomidir (Birinci ABD 21,4 trilyon dolar, üçüncü Japonya 5,2 trilyon dolar on dokuzuncu Türkiye 754 milyar dolar.). Dünya GSYH’sinin yüzde 16,3'ünü Çin yaratıyor (ABD yüzde 24,7, Japonya yüzde 6, Türkiye yüzde 0,9.) Çin, 2,6 trilyon dolarlık ihracatıyla ihracatta 221 ülke arasında birinci, 2,5 triyon dolarlık ithalatıyla ithalatta ise 221 ülke arasında ikinci sırada yer almasıdır.  Mevcut durum böyle olması gelecek içinde kötü haber vermekte. Çin’in PMI endeksi (PMI Endeksi; şirketlerin satın alma yöneticilerinin, mal ve hizmet satın alma eğilimlerini gösteren anketlere dayalı bir endekstir.) 2008 krizinde gördüğü negatif yönlü gelişmeden daha kötüsü ile Şubat 2020 de karşı karşıya. Bu durum grafiklerde daha net gözükmekte. (Grafik örneği; www.investing.com). Çin ve diğer uzak doğu ülkelerinden yapılan ithalatın kesilmesi, diğer ülkelerin arasındaki ithalatı da azalmasına yol açmakta , buda küresel ticaretin bir düşüş yaşamasını kaçınılmaz biçimde karşımıza çıkarmaktadır. Nereye gittiğini gösteren Baltık Kuru Yük Endeksinde açık bir şekilde gözükmektedir (grafik; Bloomberg Markets). Yani yukarıda açıkça görüldüğü üzere Çin birçok ülke için üretim üssüdür, bu yüzden dünya ekonomisi üzerinde hakkı sayılır bir güce sahip. Çin’den yayılan bu virüsün dünya ülkeleri üzerinde yaptığı ekonomik durumları birkaç ülke üzerinde inceleyelim.

    İlk olarak Çin’den başlayalım. Çin 2020 yılında ülke ekonomisinde %6’lık bir büyüme hesaplamaktadır, 2010 yılından 2020 yılana kadar iki katı büyümeyi planlamaktaydı. Ama virüsün baş vermesiyle planları değişti. Çin 2020 yılının ilk iki ayında sanayi sektöründe %13,5’ten fazla azalmıştır, duran varlıklara yapılan yatırımlar geçen seneye göre %25 azalmıştır. Çinliler yetkililerin tavsiyelerine uyarak alışveriş merkezlerinden, restoranlardan ve sinema salonlarından uzaklaşmışlardır. Bunun bir sonucu olarak perakende satışlarında %20 oranında düşmüştür. 16 Mart 2020'de yayınlanan veriler, Çin'de 5 milyon kişinin Ocak ve Şubat aylarında işlerini kaybettiğini göstermiştir. Ancak bu rakamın 9 milyondan fazla olacağı yönünde beklentiler vardır. Altyapı yatırımları geçen seneye göre %30 azalma göstermiştir. Çin’in beş yıllık kalkınma planı sona ermiştir. Büyümeyi iki katına çıkarma hedefi de biraz ertelenmiştir.

    ABD’de ise büyük bir ekonomik şok oluşturmuştur. ABD Merkez Bankası Dallas Şubesi Başkanı Robert KAPLAN’ ın yaptığı açıklamalara göre, ülkede işsizliğin %20’leri görmesi beklenmektedir. Aynı açıklamada muhtemelen %4,5 ila %5’lik bir küçülme beklemektedir, bu küçülmenin tarihi bir küçülme olduğunu söylemekte. Ülkenin gayrisafi yurtiçi hasılasının ikinci çeyrekte yıllık bazda yüzde 30'a varan oranda azalabileceğini, yılın üçüncü ve dördüncü çeyreğinde büyüme olacağını söyledi.

     İngiltere’de COVID-19’dan kötü etkilenen ülkeler arasında. Bu yıl Ulusal İstatistik Ofisi (ONS)'nin tahminlerine göre, İngiltere gayri safi yurtiçi hasılası mart ayında bir önceki aya göre % 5,8 azalmıştır. Yılın ilk çeyreğinde ülkenin GSYİH' sı bir önceki çeyreğe göre%2 azalmıştır. Maliye Bakanı Rishi SUNAK “Birleşik Krallık ekonomisinin bu yıl önemli bir durgunlukla karşı karşıya kalması çok muhtemeldir; ve şu anda yaşanan durgunluğun tam ortasındayız." açıklamasını yaptı. İngiltere Merkez Bankası ise GSYİH’nin ilk çeyrekçe %3, ikinci çeyrekte %25 daha düşeceğini açıkladı. Bu durum 2020’nin ilk yarısında %30’luk düşüş anlamına geldiği; 300 yıl boyunca en derin ve hızlı durgunluk sayılacağını belirtti.

   Yukarda da görüldüğü üzere COVID-19 virüsünün ekonomi üzerine bir kabus gibi çöktüğünü görmekteyiz. Bu durumu düzeltmek için ülkeler birçok yola başvurdu. Bu yollar kredi teşvikleri, vergi indirimleri vb. birçok uygulamaya başvurdular. Bu teşviklerin sebebi ekonomiyi birazda olsa canlandırmak istemeleri ve eski durumlarına biran önce kavuşmak istemeleri. Bu durum bazı ülkeler için daha kötü bir durumun başlangıcı oldu.

 

                     Covid-19’un Ekonomik Etkileri (GSYH’nin Yüzdesi Olarak)

                       ÜLKELER

            EKONOMİK ETKİSİ (%)

                        Türkiye

                              -3.2

                        Kanada

                              -2.9

                           Çin

                              -3.2

                       Fransa

                              -3.2

                      Almanya

                              -3.6

                      Yunanistan

                              -4.6

                      İtalya

                              -3.7

                     Japonya

                              -2.7

                     Portekiz

                              -4.5

                     İspanya

                              -3.9

                     Birleşik Krallık

                              -3.4

                    Amerika

                              -2.9

  Kaynak: OECD (2020), World Bank Group (2019) 

 Türkiye Ekonomisi Üzerindeki Etkisi

    COVID-19’dan her ülke gibi Türkiye’de etkilendi. İlk vakanın görüldüğü 11 Mart gününden bugüne, dünyada olduğu gibi bizi de birçok alanda etkiledi. Biz COVID-19’un ekonomimiz üzerindeki etkisini inceleyeceğiz. Türkiye komşu ülkelerine bakarak en geç vakanın çıktığı ülkedir. Salgının ilk gününden bugüne kadar salgın önlemlerine uymuştur. Bu sayede komşularına göre daha geç salgın örneği görüldü. Ama salgın hızlı bir şekilde yayılmaya başladı ve ardından hiç zaman kaybetmeden önlemler alınmaya başlanıldı. Bu önlerin başında hafta sonları sakağa çıkma kısıtlaması uygulandı ardından kafe, restoranlar, berberler, AVMler vb. toplumsal alanlarda kısıtlamalar yapıldı. Ama bu kısıtlamalarda gün geçtikçe ekonomik açıdan sorun teşkil etmeye başladı. Bu sorunları gidere bilmek için teşvikler, para yardımları, düşük faizli krediler vb. birçok ekonomiyi canlandırma çabası içine girildi. Ama işe yarayıp yaramadığı ileriki zamanalar da kendini gösterecektir.  

    Türkiye sanayide hızlı bir düşüş yaşamıştır. 2020 yılının ilk çeyreğinde %8’den -%3’e kadar düşmüştür. İkinci çeyreğinde ise -%31,3’ten %1’e kadar bir büyüme gerçekleşmiştir. Üçüncü çeyrekte ise %4’ten %10,4’e kadar çıkmıştır.

Yıllık enflasyon ise yılın ilk çeyreğinde %13,93 civarların seyretmiştir, ikinci çeyreğinde ise %12,21, üçüncü çeyrekte %11,41 olarak kayıtlara geçmiştir.

  Dış ticarette ise Ocak ve Eylül ayları arsında ihracat-%10,9 iken ithalat %1,5’dir. Eylül ayında ihracat%4,8, ithalat%23,0’dır.

      Hizmet sektöründe en büyük paya sahip olan turizmde ise Ocak ayında %15,7, Şubat ayında %8,9, Mart ayında -%53,3, Nisan, Mayıs, Haziran aylarında salgın nedeniyle sınırlar kapalı idi o yüzden herhangi bir turizm faaliyeti  gerçekleşmedi. Temmuz ayında-%87,2, Ağustos ayında -%69,1, Eylül ayından-%57.7, Ekim ayında-%69,4 olarak gerçekleşmiştir.

    GSYH’de ilk çeyrekte %4,4 büyüme, ikinci çeyrekte-%9,9 küçülme yaşanmıştır. Yukarıdan da anlaşılacağı üzere salgının ekonomi üzerinde tahribini görmekteyiz. İleriki zamanlarda salgının tahribi tam anlaşılacaktır.

 

 

IMF

IMF

YEP

YEP

Türkiye

2020

2021

2020

2021

GSYH (Milyar TL)

4.490

4.993

4.851

5.644

GSYH (Milyar USD)

650

652

702

735

Ortalama Kur (USD/TL)

6,91

7,66

6,91

7,68

Yılsonu Kur (USD/TL)

7,86

7,46

7,87

7,49

Kişi Başına Gelir (USD)

7.715

7.659

8.381

8.661

Büyüme (%)

-5,0

5,0

0,3

5,8

İşsizlik (%)

14,6

12,4

13,8

12,9

Enflasyon (%)

12,0

12,0

10,5

8,0

Cari Denge / GSYH (%)

-3,7

-0,9

-3,5

-1,9

Bütçe Dengesi/GSYH (%)

-5,6(1)

-7,9(1)

-4,9

-4,3

Net lending/borrowing oranı 

    Ekonomik durgunluğu biraz olsa hareketlendire bilmek için birçok çözüm yoluna başvurmuşlardır. Halka düşük faizli ihtiyaç kredileri, tatil kredileri, can suyu kredileri, vergi, sigorta, stopaj 6 ay ertelemeleri yapıldı. Amaç halkı birazda olsa rahatlata bilmekti. Bu durumlar ekonomiyi canlandırmayınca yeni normalleşmeye geçmeye karar verildi. Bununla amaç her şeyin eskisine nazaran daha çok ekonomiye katılması sağlamaktı.

 Aile Ekonomisi Üzerindeki Etkisi

  COVID-19’un etkilerini aile ekonomisi üzerindeki etkisini, ailede bulunan kişilerin mensup oldukları meslek gruplarının nasıl etkilendiğini inceleyeceğiz.

  COVID-19 salgını ülkeleri etkilediği gibi zincirleme bir etki ile aileleri de etkiledi. Sektörden sektöre etkileri değişik biçimlerde oldu. Türkiye’de ilk COVID-19 vakası görülmesi ardından birçok ülkede olduğu gibi kısıtlamalar başladı. İlk kısıtlama okullara bir süre ara verilmesi ile birçok sektör etkilendi. Bunların başında okul servisleri etkilendi. İşsiz kaldılar ve bir çıkış noktası aramaya başladılar. Bazıları çalışan fabrikalarda, plajlarda, film setlerinde vb. işler bularak bu zor durumdan bir çıkış noktası aradılar. Vakaların artmaya başlaması ile yeni önlemler alındı. Hafta sonları sokağa çıkma kısıtlaması uygulandı, tatil merkezlerine gidişler yasaklandı, şehirler arası seyahat kısıtlaması gibi birçok kısıtlama geldi. Sınırlar kapatıldı ve bunun bir sonucu olarak konveksiyonlar da işler durdu. Genel olarak yurtdışına ihracat yapıldığından mallar çıkamadı. Konveksiyonların işçi çıkarmalarına neden oldu, bazıları iflas etti. İşsiz sayısı ve iş kura başvuranların sayısı arttı. İşsiz kalanlar çözüm olarak yeni işler arayışına girdi. Sigortasız, düşük maaşlı işleri kabul etmek zorunda kaldılar. Çünkü hayatlarını idame ettirmek zorunda oldukları için. Devletin verdiği düşük faizli kredilere başvurdular, durumu çok kötü olanlar her ay sosyal yardıma başvurdular.

 

    Görüldüğü üzere en ufak bir ekonomik olay bir zincirleme kaza gibi birbirini etkilemekte ve bir çıkmaza sürüklemekte. Bu durumu iyi idame edenler, bu çıkmaza fazla girmeden kurtuluyor ve eski hayat düzenlerine çabuk kavuşuyorlar.

 

 

KAYNAKÇA;

COVID-19’un Küresel Makroekonomik Etkileri ve Beklentiler/ Dr. Öğr. Üyesi Emek Aslı CİNEL

Çin Giderse Herkes Gider, Reel Ekonomide 2020’ye İlişkin İlk Sonuçlar, Salgın Sonrası Dünya ve Türkiye/ Mahfi EĞİLMEZ

T.C. Londra Ticaret Müşavirliği

TÜİK/ Dış Ticaret 

TÜİK/ Enflasyon ve Fiyat

TÜİK/ Sanayi

Otomotiv Distribütörleri Derneği

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı/ Yatırım ve İşletme Genel Müdürlüğü


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bahçeli Üzerinden Siyasi Nutuk İncelemesi

DEVLET